Archive for the ‘Hikayeler’ Category

Sokul Yangınıma Yar

Cuma, Eylül 7th, 2007

Sokul Yangınıma Yar

Ruhumuzun son deminde hüznün giysilerini üzerimizden çıkaralım
Sevinçler ekelim ovalara, maviş yelkenlilerle kuş sürülerine karışalım
Özlemlerin külünü denizlere serpelim, gökyüzüne salıncaklar kuralım
Sokul yangınıma yar, közü sönmeyen aşklarla yeni baharları karşılayalım

Zor bir sorunun düşünüşleriyle kanar içimiz yar, dökmeden dinle suskularımı. İstersen kollarımdan çivile, dağlardan çığlar indir, bin bir yerimden parçala. Gözlerine her inişinde yaşların, beni bu dünyadan terki diyar eyler. Bilmelisin ki, nefesinin kutsal esintisiyle bu yürek inadına yaşar. Sensizlik ölümse, özlemin zulümse yürek sızım, neden bu koca çınar varlığının sırılsıklam mevsimlerinde kan ağlar?
Gecenin derin kuyularında zamansız ve arsız bir yangınla dişlenen bedenimin düşlerinde, şimdilerde örgülü saçlı bir kısrak yol alıyor, beni yüreğimin kuytularında bir başıma bırakarak. Ruhumun sol sızısı, sazımın en güzel tınısı, gözlerindeki yanardağ patlamasıyla, küf bağlamış yaralarımı dağlıyor. Divit gözlerinle beni ölümden önceki baharlara salıyor.
Örümcek ağlarına rüzgâr soluğu değer suskun gece yarılarında. Bir kadın titrek alevlere gözlerini düşürür kulaklarındaki ezgilerle. Üşüyen elleriyle yıldızlara bakar bir adam, yüreğindeki şiirlerle. Örümcek rüzgâra çarpar, kadın şarkılara ağlar, adam kadına şiirce akar, aktıkça yüreği kanar. Rüzgâr anıları getirir, gecenin nefesi odaya dolar, yıldız şavkıyla iki beden karanlıkta dansa kalkar.
Titreyen bedeninin sığıntısına kursam sevda çadırımı, çeksem karanlığa kapısını bir an. Ayağına düşse giysilerin gül olup dudağıma amber amber dokunsan. Lale göğsüne yaslanıp, ellerimi boynuna dolasam. Açsam gönlünün hazinelerini sonra, inleyişlerinle sarsılsam. Gelgitlerle ırmak olup, seninle aşkın denizlerine karışsam. Terli gövdende kadınım, yıllar yılı uyusam, öylece ölümsüzlüğe uzansam.
Zilleriyle sarsıldığımız, sonrasında göğsüne yaslandığımız yaşamın dirençli sığıntılarında, en çok anlardan kopunca yüreğimizi dinlemeyiz. Mantık kazanlarında kaynayan her aşa kaşık sallarız da, gönül saklımızdaki hüzünleri en sona saklarız. Döngüsü kendi kabından sıyrılan tuhaf bir lezzet şölenidir sevda, içli bir müziğin nağmelerinde avuntusu zor mırıldanışlarla, ya Mecnun, ya da Leyla oluruz.
Yüreğinin desenlerinde ve gün ağartılarında, sen içimde umutları çoğaltan, en içli şarkılarda bile sesinin ve yüreğinin hışırtılarını içime dolduransın. Sen, ruhunda güneşin tüm renklerini, en karlı dağların dinginliğini taşıyansın. Seni görmeyince, seni işitmeyince, firari düşünüşlerimin gelgitli ovalarında tırnaklarımla yoluyorum sensiz geçmiş günlerimi ve sözcüklerimin deli mermilerini deli akan ırmaklara boşaltıyorum.
Kabarınca denizlerin, sular taşır köpüklerle sahillerime. Rüzgârın yaladığı zülüf saçlarının damıtılmış kokularında şirin bakışlarla gönlümün sultanı oldun sen. Yeşil yüreğinle durmaksızın sallarsın beni aşk salıncağında. Hücrelerimde dolaşan sevginle ruhum özünle büyüyen bir bahar dalı ve ben aşkın dört ikliminde seninle adımlıyorum bu hayatı.
Bir gün, sessiz bir yürüyüşün dirençsiz mektuplarını gözleyeceksin içindeki suskunlukla. Kurgusu bitmemiş şiirlerimi özleyeceksin sevisiz kaldığında. Göğsünün gül bahçelerinde gecelerin soğuk titreyişlerine kapıldığında, içindeki yalınayak aşklarımı izleyeceksin. Gözlerin düşecek uzun yollara, öpülmeye hasret kalmış yerlerini okşayacaksın. Ertelediğimiz tüm günlerin çağrı pusulalarını yırtacak, karanfil kokulu baharlarda rüzgârımı bekleyeceksin.
Kilitli kalmışım gözlerinde işte, tecritlerdeyim yar. Lekesini yüreğinde taşıyan bir aşığım, beni sevginle onar. Çimdikle zamanı, beni açmamış karanfillerin tomurcuğundan çıkar. Yaşanası ilkbaharlarında nereye dönsem yüzümü sen varsın, ruhundaki sevgi şelaleleri aktıkça, beni yüreğinle sar.
Sokul yangınıma şimdi. Ruhumdaki sevinçlerin çılgın saatleriyle seninle bir ömrü karşılayalım. Maviş yelkenli bir gemiyle hırçın dalgalar aşalım, sıra sıra dağlardan aşkın çiçeklerini toplayalım. Yerleş göğsüme, suskun saatlerimiz sona ersin, ağıtlarımız dinsin, yokluğunun hasreti bitsin. Yıldızlar ekelim karanlıklara, künyemizdeki aşkla kuşların çığlıklarının kesilmediği yerlere gidelim bu bahar.

Selahattin YETGİN

Çöz Avuçlarımdaki Büyüyü

Cuma, Eylül 7th, 2007

Çöz Avuçlarımdaki Büyüyü

Her gece, göğsümün duvarlarına efsane gülüşlerinle oturur, sallarsın aşk salıncağında
Her gece, mavi denizlerimden sular taşırsın sen, yakamoz öpüşlerinle gönül yapıma
Her gece, rüzgarlara direnen mum ışığıma bir gölge,bir bilge olursun perde yüreğinle
Bakışlarınla hüzün bir söğüt gölgesine serer çarşafını ve sen sokulursun ruhuma, koynuma
Ben seni düşündükçe kuyulardan tohumlar çıkarır, ekerim aşk çiçeklerini gökyüzü tarlalarına.

Adına söylenmiş, ruhuna bestelenmiş bütün şarkılardan bir sevgi kulesi kurarak seni gözlemeye başladım sevda kalemizde. Kımız acıların kadehleri şerefine kalkıyor, yaman yalnızlığıma kılıç sallıyorum seni düşündükçe. Elveda dediğim tüm sevdaları tıkarak zindanlarına gözyaşı mendilimi yıkıyorum pınar gözlerinde.
Ne zaman dilinden bir sözcük düşse seninle tamlanıyorum. Rüzgarın getirdiği bir çiçek tohumu oluyorsun bende. Ne zaman dilinden düşen bir harf olsan yüreğini yazıyor kalemim, buzlar çözülüyor sarkıtlarımdan. Ne zaman incecik dallarına tutunsam kanıyor zaman kapsülleri ve ıslanıyorum şiirlerinden. Yüzümü mavi gülüşlerin yalıyor, seneler asırlar ekleniyor ömrüme, sen ne zaman dudaklarıma eğilsen.
Bakışlarının ödüllerini kaybettiğim anlarda içimde yüzlerce çocuk ağlar ve eksik kalmış bir roman gibi köşelere atılırım. Sesinin kristal zerreciklerini hissetmediğim an, ele avuca sığmaz bir pervane böceği olur, yoksul evlerin karanlıklarında saklanırım. Sevinçlerim eskirse yüreğinde, karartma gecelerine döner odam, sarmaşıklar ağar yorgun penceremden, menekşelerin rengi silinir yüreğimden.
Sınırlarımın seni çevreleyen yaklaşımlarında duruşlarımın ve susuşlarımın kapsülleri patlamakta günlerdir. Bu deniz ülkesinde dalgaları çağırarak çarpamazsın şiirlerime. Beni vuracaksa gözlerin vursun. Ben senin için karanlık bir gök altında çiçeklerle bezeli bir dünyayı yaşıyorum. Bir yaz akşamıdır kadehimizden dökülen sözcük damlalarımız ve ıslatır ellerimizi tutkumuz. Pembe yüzünde öfken yeşerirken bulutlarını kovarım göz yaşlarımla tapılası yüreğinden. Göğüm senin, gülüşlerin benim olur birden öpmelere doyamam ateş topu dudaklarından.
Her gece, göğsümün duvarlarına efsane gülüşlerinle oturur, sallarsın aşk salıncağında. Her gece, mavi denizlerimden sular taşırsın sen, yakamoz öpüşlerinle gönül yapıma. Her gece, rüzgarlara direnen mum ışığıma bir gölge,bir bilge olursun perde yüreğinle. Bakışlarınla hüzün bir söğüt gölgesine serer çarşafını ve sen sokulursun ruhuma, koynuma. Ben seni düşündükçe kuyulardan tohumlar çıkarır, ekerim aşk çiçeklerini gökyüzü tarlalarına.
Yüreğimizdeki renk cümbüşlerine binlerce çocuk salarak denizleri ve kuşları çiziyoruz parklarımızın duvarlarına. Yaşamıyoruz diye bizi yok sayanlar, sevişmiyoruz diye yüzümüze kapanan kapıları direnç yumruklarımızla dövmedik mi, kilitlerini sevgi gürzümüzle, öpüşlerimizle kırmadık mı? . Biz sarıldıkça menekşeler büyür kuytularda ve her gece bir çiçeğin tohumu oluruz. Gözlerimizdeki kör kuyular ve yüreğimizdeki sularla göl olur, ırmaklara dökülür, denizlere dolarız bu aşk atlasında.
Unutulmaz sevinçlerin coşkularında yeryüzünün tüm mavilerini kucağına taşırdım senin. Seni sevdikçe dalgalarına koyardı başını ayrılıklar. Seni soluklamak için yeniden körükledim şu yorgun yüreğimi ve göğsündeki koruk üzümlerle yürüyorum sevgi bağlarına. Al beni kuytu derelerine, çiğne bedenimi yeni sevinçlerle.Uyansın yeryüzünün tüm böcekleri, gözlerindeki yağmur göllerinde birlikte çekelim bu aşkın küreklerini
Sensiz susuşlarımın akrep duruşlarında yelkovan dönüşler yaparım gecelerimin hasret saatlerinde. Omzundaki yüklere bir sırt verebilsem, terini silebilsem diyorum dinginliği aradığın anlarda. Öpüp öpüp dudaklarıma sürüyorum pamuk ellerini, koklamalara doyamadığım saçlarını, sarmalara sevdalandığım bedenini kucaklamak ister gibi.
Koparılmış nice takvim yapraklarına bir daha bakmak istemez insan. Yarınların tespihleri çekilirken ömür koltuğunda bir daha gelmez dünkü nisan. Avuçlarımızdaki büyü, yüreğimizdeki kor alev ve düşlerimizdeki mevsimlere koşuyorum seni her özlediğimde. Ömrümün takvimleri seninle tamlanıyor, ruhumun ateşleri aşkınla harlanıyor çünkü bir tanem.

Selahattin YETGİN

Baharda Ağlayan Bulutlar

Cuma, Eylül 7th, 2007

Baharda Ağlayan Bulutlar

Hayat bazen bizlere oyun oynar gibi olsada her yolun ardından gelecek olan sevgilerden uzaklaşmak hep bizim yüzümüzden…
"Sen üzülme gülüm" diyerek geçirdiğimiz empati kurmalarımız kendi egolarımıza bağlı bir sahiplenme duygusu gibi geliyor. Belki de büyüklük egolarının sahip olma egolarımızın tatmini. Kim bilir hayatta sevgi adına yapılanlardan da bu yüzden şikâyetçiyiz.
Ne kadar cesur, ne yakar sosyal, ne kadar engin olabiliriz ki bu egolarımızla? Ne zaman gerçek bir empati kurabiliriz? Hayatımızın büyük bölümünü yalancı aşklara kurban ederken, gerçekten ne zaman sevebiliriz? Günlük acılarımızın ardına saklanmak yerine, ne zaman gerçek mutluluğu ama gerçekten aramaya başlayabiliriz?
Hiçbir zaman…
Yine anlık esintiler gelirken aklıma ben bile ne kadar sürdürebilirim yazılarımı? Ne zaman hissetmeyi bırakıpta sadece yaşamayı görebilirim? Yine mi aynı cevap? Evet. Hiçbir zaman…
Hayatta kayda değer ne varsa, yanımda olmuş ve olacak kim varsa, sevdiğimi sanıp yanıldığım kim varsa ve sadece beni düşünen tüm dostlarıma;
iyiki VARSINIZ!!!
Herşey için teşekkürler acınası hayatım…
Herşey için teşekkürler arkamdan vurupta bana gerçek hayatın acısını öğretenler…

Ali BALKAN

Kader Mahkumuna

Pazar, Ağustos 19th, 2007

Kader Mahkumuna Magrur Bakisin,esaretin Yeter Konus Be Arkadas Tas Yurek Denince Hele Bir Dusun,onunde Saygi Ile Dur Be Arkadas

Gercek Arkadas

Pazar, Ağustos 19th, 2007

Gercek Arkadas Saglik Gibidir Degeri Ancak O Yok Olunca Anlasilir

Arkadas Icimi Sen

Pazar, Ağustos 19th, 2007

Arkadas Icimi Sen, Disimi Sen Bilirsin. Ancak Sen Olursun Bana Yoldas. Haydi Tut Ellerimden, Beraber Yuruyelim Yarinlara, Gel Arkadas!

Bir Bagri Yanik Kardasim Var

Pazar, Ağustos 19th, 2007

Bir Bagri Yanik Kardasim Var Aglarmi Bilmem Uzanipta Gozlerine Akan Yaslari Silemem Yarin Askere Gidecek Gitme Kal Diyemem Aglama Kardas Aglama Aglayipta Yuregimi Daglama

Dostum Ol Aglarken

Pazar, Ağustos 19th, 2007

Dostum Ol Aglarken Yabanci Omuz Aramayayim Dostum Ol Kalben Tut Sevgi Sun Gozlerinle Ve Ne Olursan Ol Dostum Ol Ister Yanim Da Ister Uzakta Ister Gulusum De Ister Goz Yasim Da Bir Ses Cigligim Ol Odama Dol Ama Benim Dostum Ol

Merhaba Arkadasim

Pazar, Ağustos 19th, 2007

Merhaba Arkadasim Bir Gun Bahar Olmak Istersen Ciceklerin Daima Acik Olsun Bir Gun Cicek Olmak Istersen Yuzun Hep Gunese Donuk Olsun Ve Bir Gun Birini Severken Kalbin Hep Onunla Olsun

Seni Ozluyorum Her

Pazar, Ağustos 19th, 2007

Seni Ozluyorum Her Okula Gidisimde Cektigin Kopya Kagitlari Hala Siranin Altinda Seni Bekliyor Sen Nerdesin Dostum Nerdesin

Sponsor
Sponsor